21 Kasım 2013 Perşembe

2008 Türkçe Oks Soruları ve Çözümleri


2008 Türkçe Oks Soruları ve Çözümleri

1. "Kabarmak" sözcüğü aşağıdakilerin hangisinde "şişmek, genişlemek" anlamında kullanılmıştır?
A) Bu olayı duyunca delikanlının yüreği acıma duygusuyla kabardı.
B)  İhtiyarın damarları kabarmış zayıf elleri, dizlerinin üstündeydi.
C) Kendisini alkışlayan halka başıyla selam vererek kabarıyordu.
D)  İhtiyaçlar dışında alışveriş yaptığı için masraf kabardı.
2. "Yol" sözcüğü aşağıdakilerin hangisinde "Bu yolda rahatlarını ve servetlerini feda ederek ülkeye hizmet ettiler." cümlesindeki anlamıyla kullanılmıştır?
A) Hedefe ulaşmanın birden fazla yolu olabilir.
B) Duyguların eğitimi sanat yoluyla olur, derdi.
C) Bizim köyü ilçeye taşlı bir yol bağlıyordu.
D) Üniversiteyi kazanma yolunda çok emek harcadı.

3. "Daha önce de bu olayla karşılaşmıştım." cümlesindeki durumu aşağıdaki altı çizili ifadelerden hangisi anlatır?
A) Vaktiyle böyle bir şey benim de başımdan geçmişti.
B)  İçimden geçenleri onu kırmayacak şekilde söyledim.
C) Aklımdan geçenler gerçekmiş gibi sevindim.
D) Sofraya gelen tatlı, az önce gönlümden geçmişti.

4. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde zıt anlamlı sözcükler bir arada kullanılmıştır?
A) Dostluktan saygıyı kaldıran onun en büyük süsünü kaldırmış olur.
B) Gündüz kandilini hazırlamayan, gece karanlığa razı demektir.
C) Mutluluk varacağımız bir istasyon değil, bir yolculuk şeklidir.
D) Talihsizlik sırasında bile talih, açık bir kapı bırakır.

5. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde "oyun" kelimesi diğerlerinden farklı bir anlamda kullanılmıştır?
A) Küçüklüğümde en çok körebe oyunu eğlendirirdi beni.
B) Bu oyunun kurallarını yeni yeni öğreniyorum.
C) Sahneleyeceğimiz oyun büyük bir şair tarafından yazılmış.
D) Parkta oyun oynayan çocukların mutluluğuna diyecek yoktu.

6. Oturma odasında duran bir penguen, insanın pek garibine gidebilir elbette; ama unutmamak gerekir ki bir oturma odası da bir penguenin garibine gider.
Bu cümledeki insan ve penguenin durumunu aşağıdakilerden hangisi ifade eder?
A) Şaşkınlık C) Hayranlık
B) Kararsızlık D) Meraklılık

7. İyi yazar, belli sınırlar içinde kapalı kalan değil, eserlerinde evrensel düşünceleri ele alandır.
Bu cümleye göre iyi yazar olmanın şartı aşağıdakilerden hangisidir?
A) Güncel ve ilginç konuları işlemek
B) Farklı edebî türlerde eserler vermek
C) Bütün insanlığı ilgilendiren konularda yazmak
D) Okuyucuların isteklerini göz önünde bulundurmak

8. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde "kesinlik" anlamı vardır?
A) Uludağ'a yapacağımız yolculuk eğlenceli geçecek gibi.
B) Belki de bunun küçük bir kuş olduğunu sandılar.
C) Selimiye'yi galiba beş yıl önce gezmiştim.
D) Elbette reçetedeki bu imza da doktora ait.


9. (1) Kınalı kuzu, damın gölgesinde kıvrılmış uyuyordu. (2) Birden duyduğu sesle uyanıverdi, kulakları dikildi. (3) Kendi kendine "Bu da neydi?" diyerek sesin geldiği yöne döndü. (4) Yuvasından düşmüş olan serçe yavrusunu gördü.
Bu parçadaki numaralandırılmış cümlelerin hangisinde kınalı kuzuya insana ait bir özellik verilmiştir?
A)1         B)2         C)3            D)4

10. "Ders alınmış başarısızlık, başarı demektir."
Aşağıdakilerden hangisi bu cümleyle aynı anlamdadır?
A) Başarısızlığı doğru değerlendirmek, kişiyi başarıya götürür.
B)  İnsan sevdiği işi yaparsa daha başarılı olur.
C) Başarıya ulaşan insanlar, başarısızlıktan korkmayanlardır.
D) Başarıya ulaşmak için çok çalışmak ve azimli olmak gerekir.

11. Onun bizden farklı olduğunu sanıyorduk, ama o da hayvanları seviyormuş.
Altı çizili sözcüğün yerine aşağıdakilerden hangisi getirilirse cümlenin anlamı değişmez?

A) aynı zamanda          C) dolayısıyla      B) bu sebeple      D) ne var ki

12. "Açılıp, kitaptır, kapanan, kazançla, umutla, kitap, iyi" kelimeleriyle anlamlı ve kurallı bir cümle oluşturulduğunda en sondaki kelime aşağıdakilerden hangisi olur?
A) umutla                                C) iyi
B) kitaptır                                D) açılıp

13. Gülen yüzler güzeldir. En güzel hâlimiz, güler yüzlü hâlimizdir. Havalar güzel gittiği zaman doğa da gülüyor demektir. Bebekler sımsıcak gülerler: Dizleriyle, dirsekleriyle, parmak bo-ğumlarıyla, pabuçlarıyla... Renkler gökkuşağında bir araya gelerek güler. Uzun yaz günlerinde caddeler, tıklım tıklım insan doludur; kalabalığı görünce durmadan güler caddeler. Otomobiller akar gider, motosikletler kahkaha atar.
Bu parçada aşağıdakilerden hangisinin "nasıl" güldüğünden söz edilmemiştir?
A) Caddeler                         C) Bebekler
B) Renkler                           D) Yüzler

14.
Bu bahar havası, bu bahçe;
Havuzda su şırıl şırıldır.
Uçurtmam bulutlardan yüce,
Zıpzıplarım pırıl pırıldır.
Ne güzel dönüyor çemberim;
Hiç bitmese horoz şekerim!

Cahit Sıtkı Tarancı

Bu şiirin ana duygusu aşağıdakilerden hangisidir?
A) Ümit        B) Güven     C) Sevinç     D) Özlem
15. İstanbul, gerçek bir balıkçı şehriymiş. Balığı da balıkçısı da çokmuş. O günlerin birinde ihtiyar bir kadın, balık almaya semt pazarına gitmiş. Balıkçının söylediği fiyatı çok bulunca "Yarısını vereyim, iş tamam olsun." demiş. Balıkçı bu pazarlığa çok içerlemiş ve "Teyzeciğim! Senin dediğin fiyat ancak balık kavağa çıkınca olur." demiş.
Bu parçada balıkçı, ihtiyar kadına verdiği cevapla aşağıdakilerden hangisini anlatmak istemiştir?
A) Balığın çok olduğu bir zamanda fiyatın düşeceğini
B) Balığın o fiyata hiçbir zaman satılamayacağını
C) Ucuz balıkların semt pazarı dışında bulunduğunu
D)  İstanbul'da balık fiyatlarının daha fazla yükselmeyeceğini


16. Anadolu'da bayram da seyran da davulla başlar. Davul güm güm vurmadıkça bayramın, seyranın tadı mı olur? Düğün mü var? Önce davul gelsin. Karşılama, uğurlama onsuz olur mu? Onun sesi Anadolu'nun sesidir.
Bu parçaya göre davulun "Anadolu'nun sesi" olmasının sebebi aşağıdakilerden hangisidir?
A) Yetenekli ustalar tarafından çalınması
B)  İnsanların dikkatlerini bir yere toplaması
C) Coşku içeren törenlerde kullanılması
D)  İnsanlara değişik duygular yaşatması

17.
1. Eğer onlardan bazılarının anlamlarını bitmezsek düşünceler arasında bağ kurulamaz.
2. Yazıda ve konuşmada sözcükler su gibi akar.
3. Bundan dolayı kelime hazinemizi zenginleşti rmeliyiz.
4.  İşte o zaman geniş duygu ve düşünce dünyasına açılabiliriz.

Numaralandırılmış cümlelerle anlamlı bir paragraf oluşturulduğunda hangisi ilk cümle olur?
A)1             B)2            C)3            D) 4
18. Başkasını benim gibi olmadığı için eleştirmem. Kendimi bağlı hissettiğim bir biçime başkalarını zorlamam. Bambaşka, bin türlü yaşama biçimi olabileceğine inanır, buna akıl erdirebilirim. Farklılıkları benzerliklerden daha kolay kabul ederim. Bu yüzden dilerim.
Bu paragraftaki boşluğa aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
A) insanlar arasındaki farklılıklara saygı gösterilmesini
B) kişileri birbirinden ayıran özelliklerin giderilmesini
C) düşünce yönünden insanların birbirine benzemesini
D) toplumların aynı yaşam tarzını benimsemesini

19. Gençliğinde kazanç peşinde koşmayıp zevke dalan, hastalığında ve ihtiyarlığında perişan olur.
Bu cümle aşağıdaki atasözlerinden hangisinin açıklamasıdır?
A) Yazın gölge hoş, kışın çuval boş.
B) Damlaya damlaya göl olur.
C) Ayağını yorganına göre uzat.
D) Bakarsan bağ, bakmazsan dağ olur.

20. Günler arasından yazın ucu gözükünce içimde tarifsiz bir boşluk doğar. Ortalıkta kimsecikler kalmamıştır. Artık sokakta, otobüslerde adımba-şı bir tanıdıkla karşılaşamazsınız. Telefonunuz çalmaz olur. Birilerini arar, cevap alamazsınız. Kapısını çalacak bir dost bile bulamazsınız. Herkes tatilini geçireceği bir yer bulmuştur kendine.
Bu paragrafın en uygun başlığı aşağıdakilerden hangisidir?
A) Yaz Parıltısı                    C) Yaz Biterken
B) Yaz Geceleri                   D) Yaz Hüzünleri

21. "Dalgalandı geminin beyaz yelkenlerinde umut birdenbire." cümlesiyle aşağıdakilerden hangisinin öge dizilişi aynıdır?
A) Yağmur bulutları geçecek köyümüzün üstünden.
B) Kaynar bu cezvede kahve durmadan.
C) Uçuyor şimdi gökyüzünde bir kırlangıç sürüsü.
D) Kulak verdim yürekten kavala saza.


22. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili kelime diğerlerinden farklı bir görevde kullanılmıştır?
A) Kasabaya bir an önce varmak için durmadan yürüdük.
B) Uçurtmanın kuyruğunu takarken yanlışlıkla çıtasını kırdım.
C) Büyüdüğüm şehre yıllar sonra gelmek beni duygulandırdı.
D) Otobüsü durakta görünce merdivenlerden koşarak indim.

23. Aşağıdakilerin hangisinde altı çizili kelime aldığı ek sebebiyle yeni bir anlam kazanmamıştır?
A) Üzerindeki  kirli elbiseyi çıkarıp çamaşır sepetine attı.
B) Toplantılarına tam vaktinde gider, kimseyi bekletmezdi.
C) Portakal bahçesi ile zeytinliğin arasında beyaz bir ev vardı.
D) Aceleci davranışlarımdan dolayı herkesi telaşlandırmışım.

24. Aşağıdakilerin hangisinde "o" kelimesi, bir ismin yerine kullanılmıştır?
A) Diğer arkadaşları gibi o da yaşlılara yer verir.
B) Yağmur yağdığı için o gün pikniğe gidemedik.
C) Kaleden o eşsiz manzarayı izlemek çok zevkliydi.
D) Arkadaşlar, o arada işin çoğunu halletmişler.

25. Aşağıdakilerin hangisinde altı çizili kelime "varlığın kime ait olduğunu bildiren" bir ek almıştır?
A) Kapıyı açıp sesin geldiği yere baktı.
B)  İkram edilen ayranı afiyetle içti.
C) Hediyeler içerisinde en çok bunu beğendi.
D) Arabası boyandıktan sonra yeni gibi oldu.





2008 OKS TÜRKÇE A KİTAPÇIĞI CEVAP ANAHTARI

TÜRKÇE TEST
1. B
2. D
3. A
4. B
5. C
6. A
7. C
8. D
9. C
10. A
11. D
12. B
13. D
14. C
15. B
16. C
17. B
18. A
19. A
20. D
21. B
22. C
23. B
24. A
25. D


2007 Yılı Trafik İstatistikleri Açıklandı


2007 Yılı Trafik İstatistikleri Açıklandı

Emniyet Genel Müdürlüğü, 2007 Yılında Meydana Gelen 749 Bin 456 Trafik Kazasında 3 Bin 459 Kişinin Hayatını Kaybettiğini, 149 Bin 140 Kişinin İse Yaralandığını Açıkladı.

Emniyet Genel Müdürlüğü, 2007 yılında meydana gelen 749 bin 456 trafik kazasında 3 bin 459 kişinin hayatını kaybettiğini, 149 bin 140 kişinin ise yaralandığını açıkladı.
Emniyet Genel Müdürlüğü'nün web sayfasında açıklanan trafik istatistiklerine göre, 665 bin 458 yerleşim yerinde, 83 bin 998 yerleşim yeri dışında olmak üzere 749 bin 456 kaza meydana geldi. Bu kazaların 2 bin 671'i ölümlü, 84 bin 295'i ise yaralanmalı olarak kayıtlara geçerken, 662 bin 490 kaza ise maddi hasarlı olarak nitelendirildi. Meydana gelen bu kazalarda bin 219 kişi yerleşim yerlerinde, 2 bin 240 kişi yerleşim yeri dışında olmak üzere toplam 3 bin 459 kişi hayatını kaybetti. 96 bin 81 kişi
yerleşim yerinde, 53 bin 50 kişi yerleşim yeri dışında meydana gelen kazalarda olmak üzere toplam 149 bin 140 kişi trafik kazalarında yaralandı. Kazaların maddi hasar miktarı ise 1 trilyon 346 milyon 744 bin 452 YTL olarak belirlendi.
Ölümlü ve yaralamalı kazaların oluş şekline göre bakıldığında ise, yandan çarpma ve çarpışma 26 bin 609, yayaya çarpma 17 bin 352, yoldan çıkma 12 bin 203, devrilme 10 bin 268, arkadan çarpma 9 bin 745, sabit cisme çarpma 8 bin 114, karşılıklı çarpışma 6 bin 739, duran araca çarpma 3 bin 252, araçtan düşen insan 634, hayvana çarpma 515, araçtan düşen cisim 182 olarak tespit edildi. Araç sayısına göre ise tek araçlı 41 bin 100, iki araçlı aynı yönde 18 bin 278, iki araçlı zıt yönde 10 bin 861, iki araçlı
komşu yönlü 10 bin 861 ve çok araçlı 4 bin 640 olarak tespit edildi.
Sürücü kusurlarına bakıldığında ise arkadan çarpma 147 bin 964, doğrultu değiştirme manevralarını yanlış yapma 131 bin 963, kavşaklarda geçiş önceliğine uymama 106 bin 944, manevralarını düzenleyen genel şartlara uymama 83 bin 693, kurala uygun şekilde park etmiş araçlara çarpma 48 bin 788, şeride tecavüz etme 26 bin 402, kırmızı ışık veya görevli memurun dur işaretini geçme 15 bin 551, ikiden fazla şeritli yolda karşı yönün şeridine girme 7 bin 934, taşıt giremez işareti ile bölünmüş yolda karşı yönün
şeridine girme 7 bin 540, geçme yasağı olan yerlerde geçme 5 bin 679, yerleşim birimi dışındaki yolda zorunlu olmadan park etme 4 bin 432, kaplamanın dar olduğu yerlerde geçiş önceliğine uymama 2 bin 678 olarak belirlendi. Diğer sürücü kusurları arasında araç hızını virajlara girerken azaltmamak 55 bin 917, araç hızını yük ve teknik özelliklere uydurmamak 50 bin 274, alkollü olarak araç kullanmak ise 5 bin 8 olarak tespit edildi.
Kazaya karışan araçlar ise otomobil 827 bin 850, kamyonet 268 bin 570, kamyon 75 bin 464, minibüs 75 bin 111, otobüs 5 bin 921, motosiklet 32 bin 239, çekici 23 bin 137, arazi taşıtı 18 bin 34, motorlu bisiklet 5 bin 566, traktör 3 bin 555, bisiklet 3 bin 195, tanker bin 709, özel ve diğer akaçlı taşıt bin 512, iş makinesi bin 412, ambulans bin 37, at arabası 3888, tren 241, tramvay 179.
Kazalarda kusur oranı ise sürücü 814 bin 710, yaya 13 bin 159, araç bin 41, yol 510, yolcu 364 olarak belirlendi.


2000 yılında açılmış dernekler


2000 yılında açılmış dernekler
                       
Savaş veya afetin yıkımına maruz kalmış canlılardan;
Kaybolanların aranması,
Enkazaltında mahsur kalanların kurtarılması,
Kurtarılanlara ilk yardım yapılması,
Gerektiğinde enkaz bölgesinin güvenliğinin sağlanması gibi sivil savunma faaliyetlerine devletin resmi güçleri yanında ve eş güdümünde gönüllü olarak katılmak isteyen kişiler, sivil toplum örgütleri özel ve tüzel kişiliğe sahip kurum ve kuruluşlar "SİVİL SAVUNMA GÖNÜLLÜSÜ" olarak adlandırılmaktadır.
NASIL SİVİL SAVUNMA GÖNÜLLÜSÜ OLUNUR ?
Kişi olarak Sivil Savunma Gönüllüsü olmak istiyorsanız bulunduğunuz il veya ilçenin Sivil Savunma Müdürlüğüne baş vurunuz,orada mevcut "Sivil Savunma Gönüllüsü Görev İstek Dilekçesini" ve "Taahhütname" yi doldurup imzalayınız ve iki fotoğraf vererek adınıza düzenlenecek "Gönüllü Görev Kartınızı" alınız. Bundan sonra siz sivil savunma gönüllüsüsünüz. İl ve ilçede düzenlenecek eğitimlerde görevinizle ilgili eğitim alacaksınız. Bir afet vukuunda göreve çağrılacaksınız, çağrıldığınızda en kısa sürede kartınızda belirtilen buluşma yerinde hazır olunuz.(Ağustos 2001 tarihi itibari ile Bireysel gönüllü sayısı 995 kişiye ulaşmıştır).
Resmi ve özel kurum kuruluş veya sivil toplum örgütü olarak "Sivil Savunma Gönüllüsü" olmak isteniyorsa, bulunduğunuz il veya ilçe Sivil Savunma Müdürlüğüne baş vurularak kuruluş ile Sivil Savunma Müdürlüğü arasında protokol imzalanacak Mülki İdare Amirinin onayı ile yürürlüğe girecektir. Kuruluşunuzdan verilecek üye listesine göre " Sivil Savunma Gönüllüsü Kartı" düzenlenecektir. Gerektiğinde göreve çağrılacaktır. Birden fazla şehirde şubesi bulunan kuruluşlarla Sivil Savunma Genel Müdürlüğü arasında protokol yapılmaktadır. Diğer Gönüllük işlemleri ise mahalli il ve ilçe Sivil Savunma Müdürlüklerce yürütülmektedir.

GÖNÜLLÜLERİN EĞİTİMİ
Sivil savunma gönüllüsü olmak üzere İl ve İlçe Sivil Savunma Müdürlükleri'ne başvuran kişilerin gönüllülük işlemleri tamamlananlar ile Sivil Savunma Müdürlükleri arasında protokol imzalayan sivil toplum örgütü üyelerinin sivil savunma konularında yetiştirilmeleri amacıyla; il ve ilçe sivil savunma müdürlüklerinin yıl içerisinde düzenleyecekleri eğitimlere katılmaları sağlanmaktadır. Ayrıca, Sivil Savunma Genel Müdürlüğü veya Sivil Savunma Müdürlükleri ile protokol imzalanan sivil toplum örgütü üyeleri içinden seçilen eğiticiler için Ankara'da Sivil Savunma Kolejinde 15 er işgünü süreli dönemler halinde açılan "Sivil Savunma Arama ve Kurtarma Kurslarına" katılmaları sağlanmaktadır. Bu kursu bitiren eğiticiler kendi örgüt personeline eğitim vermeleri sağlanarak, sivil savunma eğitimleri ülke düzeyinde yaygınlaştırılmaktadır.
GENEL MÜDÜRLÜĞÜMÜZLE PROTOKOL YAPAN KURULUŞLAR
05.05.2000 tarihinde yürürlüğe konulan "Gönüllülerin Sivil Savunma Hizmetlerine Katılma Esasları Yönergesi" ne uygun olarak, Sivil Savunma Genel Müdürlüğü ile 8 Sivil Toplum Örgütü ve 6 resmi kurum olmak üzere toplam 14 kurum ve kuruluş arasında protokol yapılmıştır. İl Valilikleri ile sivil savunma hizmetleri konusunda katılım ve işbirliği protokolü yapan sivil toplum örgütü sayısı da 67' ye ulaşmıştır.